Varlık Yayınevi
 
   
 
 
   
Anasayfa Tarihçe Varlık Dergisi Kitaplar İletişim Yardım
Yaşar Nabi Nayır
Varlık Ne İçin Çıkıyor
Varlık İçin Ne Dediler
Künye
Varlık'ta Bu ay
Varlık Dergisi İçeriği
Abonelik
Yaşar Nabi Nayır Ödülleri
Varlık Dergisi 'eurozine' üyesidir

MAYIS 2024

Çizgiyorum – Özge Ekmekçioğlu Sayfa:2
Dijital Habitusun Yeni Egemenlik Hikâyesi: Zenginlik Arketipi – Merve Zeynep Sarıbek Sayfa:4
Bu sayımızın dosya konusu: “Zenginlik Gösterisi”. Dosyamıza katkıda bulunan yazarlar ise Merve Zeynep Sarıbek, Haldun Narmanlıoğlu, Erkan Saka, Serkan Bulut, Mihriban Akyol Akın. Merve Zeynep Sarıbek, “Dijital Habitusun Yeni Egemenlik Hikâyesi: Zenginlik Arketipi” başlıklı yazısında “bir iş alanında uzmanlaşmak için uzun yıllar eğitim almak yerine herkesin girişimde bulunarak kısa yoldan zengin olmayı hayal ettiği” günümüzde “bireyin ancak dijital habitusun bir parçası olmasını sağlayan görünürlüğe sahipse kendini gerçekleştirmiş” sayıldığını belirtiyor: “Son birkaç yıldır dijital habitusta en favori davranışlar hızlı zengin olma, zenginliği sergileme, zenginliğin meşrulaştırıcı gücünden faydalanma olarak sıralanabilir. Bu öyle güçlü hale geldi ki gençlerin eğitime ve bilgiye ulaşma ihtiyacı gün geçtikçe azalırken, üniversitenin zenginliğin önündeki bir engel olduğunu söyleyen sesler yükselmeye başladı.”
Zenginliğin Pornografik Hali – Haldun Narmanlıoğlu Sayfa:10
Haldun Narmanlıoğlu, “Zenginliğin Pornografik Hali: Gastro Kullanıcıların Sosyal Medya Gösterisi” başlıklı yazısında “Başkasının karşısında yemek ayıp sayıldığı için lokanta camlarına perdeler asılan bir kültürden, lüks restoranlarda altın varakla kaplanmış biftek videolarının sosyal medyayı işgal ettiği bir kültüre ulaşmamız yalnızca birkaç on yılımızı aldı,” diyor. Besinin zenginlik, statü ve kimlikle bağının yeni olmadığını, bireyin ait olduğu sınıfı gösterdiğini tarihten örneklerle anlatıyor ve yemek pornografisinin ilk örneklerinin internet öncesinde kitle iletişim araçlarıyla popüler kültüre nüfuz ettiğine değiniyor.
Sosyal Medyada "Başarı" ve "Popülerlik"i Yeniden Düşünmek – Erkan Saka Sayfa:15
Erkan Saka, “Sosyal Medyada ‘Başarı’ ve ‘Popülerlik’i Yeniden Düşünmek” başlıklı yazısında sosyal medya platformlarının reklam ve içerik promosyonuna dayalı iş modellerinin kullanıcılar ve içerik üreticileri üzerindeki etkilerini inceliyor, başarı ve popülerlik kavramlarının yeniden değerlendirilmesi gerektiğini ileri sürüyor. Sosyal medya başarısının yüksek takipçi sayıları ve beğeni oranlarına dayandığını, ancak bu ölçütlerin içerik kalitesi veya etkileşimin derinliği gibi önemli faktörleri göz ardı ettiğini belirtiyor.
Gösteri Toplumunda Dijital Mesleki Performansların Sosyal ve Simgesel Arkaplanını Sorgulamak – Serkan Bulut Sayfa:18
Serkan Bulut, “Gösteri Toplumunda Dijital Mesleki Performansların Sosyal ve Simgesel Arka Planını Sorgulamak” başlıklı yazısında “Meslekler birer zenginlik veya statü unsuru olarak mı görülüyor?” diye soruyor. Sosyal medya platformlarının insan ilişkileri ve etkileşimlerinin merkezinde yer almasıyla birlikte mesleklerin geleneksel anlamlarının nasıl değiştiğini inceliyor; dijital teknolojilerin etkisi ile mesleki performansların değişen dijital ekosistemini irdeliyor; sosyal ve simgesel sermaye olarak kabul edilen mesleklerin bireylere yeni ekonomik sermayeler kazanma fırsatı sunduğunu vurguluyor.
Ayna Ayna Söyle Bana, Var mı Benden Zengini Bu Diyarda? - Mihriban Akyol Akın Sayfa:25
Mihriban Akyol Akın, “Ayna Ayna Söyle Bana, Var mı Benden Zengini Bu Diyarda?” başlıklı yazısında günümüzde fiziksel ihtiyaçları karşılamanın ötesinde sembolik anlamlar taşıyan, gösterişli bir eylem haline gelen “tüketim”i sorguluyor. Sosyal medyanın bireyleri sahip oldukları şeyleri ve deneyimlerini sergilemeye teşvik ederek, statülerini göstermek ve diğerlerine üstünlüğünü kanıtlamak isteyenler için güçlü bir araç haline geldiğini dile getiriyor.
Mohamed Choukri ve Orhan Kemal – Burcu Alkan Sayfa:28
Orhan Kemal’in romanında da benzer bir dinamik olmasıyla beraber Choukri’nin anlatısından farklı bir baba figürü bulunmaktadır. Baba Evi’nin babası da oldukça sert bir adamdır ama bu anlatıdaki sertliğin patriyarkal otoriter bir araç olduğu çok açıktır. Baba –klasik bir ifadeyle– oğullarını sever ve onları iyi yetiştirmek ister. Buradaki şiddet Yalnız Ekmek İçin’deki yıkıcılığa ve hiddete ulaşmaz. Anlatıdaki erkek/baba rolleri ne kadar geleneksel olsa da bir değerler dünyasına işaret eder ve Mohamed Choukri bu değerler dünyası oğul karakterinin büyüme sürecinde asilik yapmayı arzulayabileceği ve bu asiliğin bir anlamı olabileceği şekilde inşa edilmiştir. Bu çerçevede Orhan Kemal’in Baba Evi romanı daha anlaşılır bir “büyüme hikâyesi” örneğidir.
Çevirmenin Sözü: Alexander Dawe ile Söyleşi – Abdullah Ezik Sayfa:34
En önemlisi metinde dipten akan sesleri, ses ile mânâ arasındaki bağı korumak.
Nilgün Marmara: Dilin Fildişi Kulesinde Yerleşik Bir Yabancı – Elçin Sevgi Suçin Sayfa:38
“Çiçek Dürbünü Benzetisi İyimserce” şiirinin ilk dizesi, ardından gelen şiirlerin soyut uzamı sanki: “Yerleşik yabancılığın acısı”. Şairin, dünya karşısındaki tutumu: Hem yerleşik hem yabancı. Dünyada olduğu için zorunlu bir yerleşik o, fakat dünyayla uzlaşamadığı için de bir yabancı.
Yaşamadan (Öykü) – Gökhan Yılmaz Sayfa:46
Resim Sanatı: Seçil Being ile Söyleşi – Fatma Berber Sayfa:50
“Kendimi kaybetmek ile bulmak arasında resim yapıyorum.”
Hayatı İdrak Teşebbüsleri: Yaralar ve Yamalar (9) – Murat Batmankaya Sayfa:52
“Belirli bir para karşılığında bilet alıp girenler hayal kırıklığına uğramadılar sanırım...” diyor Oktay Akbal, 29 Mart 1980 tarihli güncesinde... Niçin söylüyor bunu? Atatürk Kültür Merkezi’nde düzenlenen Salâh Birsel Günü için... Bir yazar/şair için “gün” düzenleniyor ve birileri etkinliği izleyebilmek adına “belirli bir para” ödüyor. Bugün üzerine para verseler giden olur mu acaba?
Şiirler – Gültekin Emre Sayfa:57
Dekor Tasarımı: Tayfun Çebi ile Söyleşi – Ege Işık Özatay Sayfa:58
“Hayal gücümüzü kullanarak izleyicileri etkileme ve bir hikâye anlatma fırsatına sahip olan kişileriz.” Tayfun Çebi 37 yıldır Devlet Opera ve Balesi’nde dünya üzerinde düş sahneleri tasarlıyor. 32 yıl boyunca İzmir Kültür Sanat ve Eğitim Vakfı’nın İzmir Festivali’nde teknik müdür olarak görev alan sanatçı dünyanın dört bir köşesini eskiz defteriyle dolaşıyor. İstanbul Devlet Opera ve Balesi’nin bu yıl sahnelediği Fındıkkıran balesinin dekor tasarımını üstlenen Tayfun Çebi ile bir eserin hazırlık aşamasını, hocası Talay Toktamış’ı, Mehmet Balkan’la beraber Bolshoi Opera and Ballet Theatre Alişher Navoi Tashkent’ten aldıkları daveti ve sahne tasarımının inceliklerini konuştuk.
Türkçe Günlükleri – Feyza Hepçilingirler Sayfa:62
Yemek tarifi verenlerin tümünde ortak bir dil gelişmiş. Pişirmiyor, pişmeye bırakıyorlar. Bekletmiyor, beklemeye alıyorlar. Fırına koymuyor, gönderiyorlar. Bir de videolu yayınlarda yaptıkları her hareketi maç anlatan spiker titizliğiyle ve Bilal’e anlatır gibi anlatmaları var. Çok sözcük kullanmayı marifet sayıyor, bir yığın gereksiz sözcük kullanıyorlar.
Hüznün Rubicon'u (Rezve Deresi) (Anı-Öykü) – Hikmet Temel Akarsu Sayfa:64
Türkiye'de Mühendislik Fakültelerinde Kadınlara Yönelik Ayrımcılık – Fatma Fulya Tepe Sayfa:69
Kadın olmak sadece işe alımlarda değil, aynı zamanda terfilerde de dezavantaj yaratabiliyor. Örneğin, olayın yaşandığı dönemde araştırma görevlisi olan, görüşmenin yapıldığı sırada ise doçent olan bir kadın, yardımcı doçentlik pozisyonuna başvurmaktan vazgeçirilmiş ve bunun yerine çocuk sahibi olduğu için öğretim görevlisi pozisyonu teklif edilmiştir.
841. Hafta (Şiir) – Gonca Özmen Sayfa:75
Muzaffer Tayyip Uslu'nun "Unutulan" Beş Yazısı – Bilgin Güngör Sayfa:76
Ocak gazetesi, Zonguldak’ın ilk yerel yayın organlarından biri. Arşivimdeki sayılarından anlaşıldığı kadarıyla; 4 Şubat 1942 tarihinde, bir dönem Zonguldak milletvekilliği de yapmış olan yayıncı Ali Rıza İncealemdaroğlu tarafından çıkarılmış. Gazetenin yazarları arasında İncealemdaroğlu’nun yanı sıra Zeki Dayıoğlu, Halil Sezer, Zafer Arıkbağ, Ziya Işık, Mustafa Tunç gibi isimlere rastlıyoruz. Muzaffer Tayyip Uslu bu gazetede ara sıra yazmış. Onun 1945 yılında yayımlanan tek şiir kitabı Şimdilik de yine İncealemdaroğlu’nun matbaasında basıldı. Hamit Kalyoncu’nun verdiği bilgilere bakılırsa, Uslu kitabın kâğıt giderlerini Ereğli Kömür İşletmesi’nden kazandıklarıyla karşılamış, dizgi ve baskı giderlerini ise Ocak’a yazdığı yazıların telifinden fedakârlık ederek sağlamış. Dikkatinize sunacağım yazılar –Kalyoncu’nun verdiği bilgiler ışığında bakıldığında– telifleri Şimdilik’e yaramış olanlar arasında sayılabilir.
Yazılar – Muzaffer Tayyip Uslu Sayfa:78
Bence sinemanın tiyatroyu öldürmesi şöyle dursun, bilakis ona yeni ufukların kapısını açmıştır. Nasıl ki fotoğraf makinesinin keşfi resmi öldürmedi, ona birçok imkânlar hediye etti ve gerçek resmin anlaşılmasına hizmet etti; işte aynı nimetleri sinema da tiyatronun kapısına yığmış bulunuyor.
Nuri Abi Nereye Gitti? (Öykü) – Arzu Anlar Saraç Sayfa:82
Bilim Tarihi Nasıl Anlatılır: Gaye Danışan ile Söyleşi – Mine Bican Sayfa:87
“Bilim tarihi disiplininde metodolojik ilkeleri sorgulayarak ilerlemek gerekiyor.”
Rüzgâr Odası – Yavuz Özdem Sayfa:91
Sait Faik, burjuva bir aileden gelmesine karşın ‘alt tabakadan’ insanları konu edinir. Varlıklı olmasına karşın ‘sıradan’ kişiler gibi yaşama inadı tuhaf bir iç çatışma ve yalnızlığa iter onu. Bu çatışkıdan hareketle de kuvvetli gözlem gücünü iyi tanıdığı ve yaşadığı mekânlara, o mekânlardaki insanlara çevirir. Sözgelişi onun hikâyelerinde işçi yoktur, çünkü işçiyi tanımaz, ama sokak satıcılarını, balıkçıları tanır. Onu edebiyatımızın Sait Faik’i kılanlardan biri de bu özellik olsa gerektir.
Yeni Şiirler Arasında – Şeref Bilsel Sayfa:94
Fuzuli (Şiir) – Sami Bardakçı Sayfa:95
Yeni Öyküler Arasında – Jale Sancak Sayfa:96
Kırık Fayans (Şiir) – Duygu Taylan Sayfa:97
Yedi Emin (Öykü) – Melike Esra Yıldız Sayfa:98
Kitaplar Arasında Sayfa:99
Hüseyin Ferhad ile “Aşktır, Nerede Görsem Tanırım Onu” Üzerine Söyleşi – Erkan Karakiraz Sayfa:99
“Ölüm nihayet bir yenilgidir, geriye ölümsüz yapıtlar bıraksa da.”
“Onlar… Kadınlar” / J. B. Pontalis – Ali Bulunmaz Sayfa:104
“Çocukluğunda ya da bir filmi seyrederken karşılaştığı, satırlar arasından kendisine seslenen veya danışanı olan kadınlara bir saygı duruşu misali kalem oynatan Pontalis, bir tablonun karşısındaymış gibi bakıyor ‘onlar’a. Kadınların sırrına erişebilme yollarını aradığı, buna sanatla, edebiyatla, psikanalizle ve yaşayarak kafa yorduğu yıllara geri dönüyor adeta.”
Attilâ Şenkon ile “Hepimizin Yarasında” Üzerine Söyleşi – İlke Saydamer Sayfa:105
Benim için her metnin sözcüğe doyduğu hassas bir nokta var. Okurun seyreltilmiş metni doldurmasını, kurmacaya katkıda bulunmasını istiyorum.
"Spor Sosyolojisi" / Jay Coakley - Elizabeth Pike – Tolga Aras Sayfa:107
Sporun bir güç ve iktidar gösterisi gibi görülmesinin şiddeti körüklediğini belirten Coakley ve Pike, bu meselenin yer yer kültürel bir hale büründürüldüğünü, hatta sağlığı etkileyen ve toplumu gerilime sürükleyen sonuçlar doğurduğunu not ederken konunun tüketimi teşvik eden ve şiddeti artıran medya ayağını da es geçmiyorlar. Önemli buldukları bir başka mesele toplumsal cinsiyet ve spor ilişkisi.
Okan Çil ile “Peygamber” Üzerine Söyleşi – Kahraman Çayırlı Sayfa:108
Aile hem bir suç örgütü hem de sığınılacak bir liman gibi geliyor bana. Hatta bu iki duygu çoğu zaman aynı anda var olabiliyor.
"Bir Güvercinin Hazin Hayatı" / Üstün Dökmen – Çiğdem Ülker Sayfa:110
Üstün Dökmen romanda mecazlara, deyimlere, atasözlerine araştırıcı bir dikkatle bakıyor; insan adlarından sokak adlarına kadar dili anlamaya çalışıyor.
Gülhan Tuba Çelik ile “Kafandaki Ağaçlar” Üzerine Söyleşi – A. Samet Atılgan Sayfa:111
Öykülerimdeki karakterlerin –benim gibi– daha çok kafalarında savaştığını görüyorum. Gerçek hayat sahneleri daha azdır. Kafandaki Ağaçlar’da da böyle bu durum. Altı yedi günde geçiyor ilk katmanı fakat Seren’in kafasının içinde tüm hayatına değiniyor meseleler. Bir kızgınlık başka kızgınlıkları aklına getiriyor, bir hayal kırıklığı başka kaçışlarını. Metnin adı da bu yüzden Kafandaki Ağaçlar. Meseleler zihninde dallanıp budaklanıyor ve o hengâmeden çıkıp gerçek hayata gerektiği gibi uyum sağlayamıyor Seren.
MAYIS 2024 - KİTAP EKİ
Anasayfa   |   Tarihçe   |   Varlık Dergisi   |   Kitaplar   |   İletişim
Copyright © 2017 VARLIK YAYINLARI