Varlık Yayınevi
     
 
 
   
Anasayfa Tarihçe Varlık Dergisi Kitaplar İletişim Yardım
Kullanıcı Girişi  (Üye Ol - Şifremi Unuttum)
Yaşar Nabi Nayır
Varlık Ne İçin Çıkıyor
Varlık İçin Ne Dediler
Künye
Varlık'ta Bu ay
Varlık Dergisi İçeriği (son 14 yıl)
Abonelik
Yaşar Nabi Nayır Ödülleri
Varlık Dergisi 'eurozine' üyesidir

ARALIK 2016

Sayfa:
Sayfa:
Kolay değildir, Batı’ya eğitim olarak gönderilmiş aydının, ülkesine gelince bir tür “beğenmezlik abidesi” olması… Öyleyse ne yapmalı, “geniş kitlelere ve halka öğretilmeli”! Bu nedenle, Tanzimat romanı biçimsel açıdan Batı’dan öykündüğü yeni bir tür olması bir yana, aslen bir “görev”in edebiyatı belirlemesi biçiminde doğuyor. Modern Türkçe edebiyatın ilk kanonudur diyebileceğimiz olgu, edebiyatın siyasi bir görev bilinci ile donatılmasıdır.
Sayfa:
Vatanı milleti bir kere anlatman lazım. Vatan millet deyince herkesin anlayacağını garantiye alamıyorsun; vatan kelimesini bizim şimdi kullandığımız anlamıyla ilk defa Namık Kemal kullanıyor. Ondan önce vatan neresi diye sorunca adam “Kastamonu” diyordu.
Sayfa:
Toplum sorunlarının dile getirildiği romanların pek çoğunda tamamıyla şablonlaşmamışsa bile okurla yazar arasında bir çeşit işaret dilinin işlemesini sağlayan klişeler hâlâ yürürlüktedir: Aydın kişilerin topluma karşı yozlaşması, sömürü düzeni, ezilen kesimlerin tutuculuğu, tarafını çıkarına göre belirleyen işbirlikçi kişiler...
Sayfa:
Necatigil, neden yazdığının karşılığını yazılarda ya da anket yanıtlarında değil asıl şiirde aramak gerektiğini çok kez söylese de yanıtlamaktan kaçınamadı. Ona göre şiirin dili başka düşüncesi başka gidiyordu çoktandır. Ama romantizmden kalma, şaire ideal benlik tasarlayıp yazanların da karşısındaydı.
Sayfa:
Sayfa:
Arts Initiative, Columbia Üniversitesi Miller Tiyatrosu ve Morningside Parkı Dostları’nın ortaklaşa organize ettikleri “Morningside Işıkları” bu yıl beşinci kez düzenlendi. Bu sene de belirli bir kavram çerçevesinde öğrenciler, muhitte yaşayanlar, gönüllüler Miller Tiyatrosu’ndaki atölyede bir araya gelip fenerleri tasarladılar.
Sayfa:
Öncelikle görüldüğü gibi Bob Dylan aslında popüler kültürden önce halk müziği ve edebiyatının bir okuması olarak çıktı. Bana göre, edebiyatın da aradığı bir muhalif söylemi kendine özgü ve etkili yollarla üretmeyi başarmıştı. Bugünün yüksek edebiyatı yeni ve diri bir söyleyiş geliştirip kendi okurunda yaratmayı başaramazsa zaten silinip gidecek. Bu yeni bir durum değil aslında…
Sayfa:
Duruel’in şiir sanatı, ilk kitabının adından, en çok da ‘geyikler’le başlar. Bir çocuk ağzından anlatılan bu öyküyü, yapısal bir bütünlük gerektiren modern şiir anlayışıyla buluşturan şey, biraz da adındaki üç sözcüğün yan yana gelmesindeki şaşırtıcılıktır. Bir kilim motifi gibi ince ince işlenen bu öykü, gurbetçi ya da Almancı öykülerinin çoğundan farklı olarak küçük dokunuşlarla, sezdirmelerle yol alır.
Sayfa:
Yazar, Kuvâyi Milliye’yi bütünlüğü içinde okumaya yüreklenmiyor; biçimsel ele alışında da Nâzım Hikmet’in diğer yapılandırmaları üzerinde durmuyor. Çünkü dursa, görüşlerini dayandırdığı “ironi” kavramının, bu örnekler karşısında yetersiz kaldığını da görecektir.
Sayfa:
Şairler dillerini kullanmayı kuşkusuz iyi bilmeli, ama dile yön ve yol vermek onlardan önce dilbilimcilerin işi olmalı… Benim doğru söyleyip söylememem de önemli değil, ama şunu bilmeliyiz ki, dil sorunu yalnızca sözcük sorunu değildir.
Sayfa:
Her ideolojinin işlevi, ‘somut’ bireyleri özne haline getirmektir (‘ideoloji bireyleri özneler olarak çağırır ve adlandırır’). Bireyi somut kılan onun ‘öznelliği’dir. Demek ki, ideoloji, somut bireylere, ‘gerçek varoluş koşulları’na (bir anlamda, hakikate) tutunamama halinde ‘hayali/ gerçekdışı’ bir varoluş (kendilik) alanı açmak üzere hayatımıza katılmakta; ‘hayat(ın) adamı’ olmamızı mümkün kılmaktadır.
Sayfa:
Sayfa:
Modernleşme insanlararası ilişkilerde fiziki şiddeti, güçlünün yasasını ön plana çıkartan anlayışları geriletmiyor. Uygun ortam bulduklarında, özellikle sağ değerler, sağ politikalar yeşerip çoğaldığında birdenbire hem kadının konumu konusunda, hem erkeğin aile görevleri konusunda, çocukların ebeveynlere boyun eğmesi konusunda çok antidemokratik diyebileceğimiz, insan haklarını hiç dikkate almayan ve şiddeti gerçekten öven, eğitim amaçlı öven birtakım anlayışlarla karşı karşıya kalıyoruz.
Sayfa:
Madame sözcüğü unutulmaya yüz tutan Fransızcada kadın demektir. Kadın gibi ölmek denince de akla Jeanne d’Arc gelir.
Sayfa:
Edip Cansever’in “kitaplarına giremeyen şiirler”ini toplayarak 2009’da Öncesi de Kalır (YKY) adıyla yayımlamıştım. Bu tür çalışmaların yeni bulunanlarla genişletildiği işin içindekilerin malûmudur. Araştırmalarım sıra¬sında, Cansever’in dergilerde kalmış “Ömer Edip Cansever” imzalı yeni şiirleriyle karşılaştım. Bunlar, delikanlılık dönemi ürünleri dediğim şiirlerine eklenmesi gereken metinler.
Sayfa:
Sayfa:
Sayfa:
Anarşizm hiyerarşiyi reddeden, her türlü otoriteye/tahakküme karşı direnen, dikey örgütlenme yerine yatay örgütlenmeyi temel alan bir felsefedir. Stirner, Proudhon, Bakunin, Kropotkin, Godwin, Sorel, Goldman, Rothbard, Wolff gibi düşünürler temelde bu görüşü savunmuş ve onu zenginleştirmişlerdir. Anarşizmin temel belirleyicisi yöneticinin reddidir.
Sayfa:
Bıraktığınız yer, bazen, yeniden başlama yeriniz olmayabilir. Bir oyalanma, aylaklık hali yeni düşünce uçları yakalamak içindir. Güzünüz nesnelerde, kulağınız seslerde, düşüncelerinizin başka düşünüşlerdedir.
Sayfa:
Sayfa:
Sayfa:
Sayfa:
Gültekin Emre’ye göre şiir, bir okuyuşta sırları dökülen bir aynaya benzememelidir. İkinci Yeni şiirinin anlamsızlıktan yana olmayan ancak anlamın sınırlarını sonuna kadar zorlayan anlayışıyla şiirine yol bulur. Gültekin Emre’nin şiiri, düzyazıya evrildiği zamanlarda farklı mekânların, farklı açılarından anlık görüntüler düşürür belleğimize.
Sayfa:
Her şair bir başka şairden doğar. Kendini doğurmuş bir şair yoktur.
Sayfa:
Sayfa:
“Körfez Savaşı” gösterisinde, yalnızca Şehitler Köprüsü’nü bombalayan Amerikalı pilot yeni “Cliff Barnes” değildi; bu dizi gösteriyi iştahları hiç kesilmeden Amerikalı pilotların gözlüklerinden naklen izleyerek ölesiye tıkınanlar da, birer “Cliff Barnes” fotokopileri olarak toplumsalın sonunun sahnelenmesindeydiler.
Sayfa:
Bazı öyküler, üstünde çalışıldığında gerçekten çöp kutusuna gitmekten kurtulur; bazılarıysa ölü doğmuşlardır, nefes tüketmemek gerekir. Bir yandan da şunu bilirim: Çöpe giden öykülerim ne kadar fazlaysa bir dosyaya girebilen öykülerimin ışığı o kadar parlak olacaktır. Yazıp atmaktan kaçınmayın bu yüzden.
Sayfa:
Sayfa:
Sayfa:
Berger, yaşamla bağlantısını koparmadan ve onu zedelemeden, beri yandan da dilin zarafetle nasıl kullanılabileceğini gösteren dizelerin şairi.
Sayfa:
Şüküran; kendinden sıkılan ve bunu sokak ortasında, metropollerin ortasında bağırırcasına dışa vurarak gösterme eğilimlerine taşıran ve hepsinin sonunda sıkıntısını sessiz bir çığlık gibi taşlar üzerine sektiren bir şiire varmış.
Sayfa:
Eleştiri metni bir yanıyla kaygan bir göstergedir, kendini de eleştiriye açık tutar.
Sayfa:
Tarihin her döneminde Çukurova’da üsler kurulduğunu anlatan Yiğenoğlu soruyor: “İncirlik nedir; üs mü, tesis mi?”
Sayfa:
Pelin Buzluk, ilk iki kitabında yakaladığı başarıyı devam ettiriyor. Çağdaş öykücülüğün ve kadın yazınının oldukça nitelikli bir örneği olan En Eski Yüz, kitapçılarda okurlarını beklemekte.
Sayfa:
İsmail Mert Başat’ı esas alacak olursak, salt duygunun şiirin safrası olduğuna, eminim ki sonuna kadar katılacaktır kendisi de.
Sayfa:
Erich Fromm, bilimi mabede çevirerek, istila ve işgal edenlerin kapıdan içeri sokmak istemedikleri Freud’u ve onun kurucusu olduğu psikanalizi halkla buluşturdu.
Sayfa:
“Flaneur” kavramı Cem Yavuz şiiri için de elbette önemli; ancak 20 Ölümsüz Şarkı Ve’s-Samt’taki şiirler, on birinci yüzyılda Oksitanya’dan (bugünkü Güney Avrupa) başlayarak halkaları yeryüzünün dört bir yanına doğru genişleyen başka bir soykütüğüne daha bağlanıyor.
Sayfa:
Şeyma Koç, iddialı bir görsel yönetmenin, omuzuna aldığı klasik kamerasıyla, bireylerden yola çıkarak büsbütün bir hayatı resmetmesi gibi titiz ve zorlu bir serüven peşinde.
Sayfa:
Adonis, “şiir ile resim arasındaki farkın kullanılan malzemeden geldiğini, resmin de bir tür şiir olduğunu, yaratımda değişik formların kullanılmasının her sanatçıya göre değiştiğini düşünüyor.”
ARALIK 2016 - KİTAP EKİ
Anasayfa   |   Tarihçe   |   Varlık Dergisi   |   Kitaplar   |   İletişim
Copyright © 2017 VARLIK YAYINLARI