Varlık Yayınevi
     
 
 
   
Anasayfa Tarihçe Varlık Dergisi Kitaplar İletişim Yardım
Kullanıcı Girişi  (Üye Ol - Şifremi Unuttum)
Yaşar Nabi Nayır
Varlık Ne İçin Çıkıyor
Varlık İçin Ne Dediler
Künye
Varlık'ta Bu ay
Varlık Dergisi İçeriği (son 14 yıl)
Abonelik
Yaşar Nabi Nayır Ödülleri
Varlık Dergisi 'eurozine' üyesidir

TEMMUZ 2014

Sayfa:
Sayfa:
Düşünün 27 Mayıs oluyor, en büyük Atatürkçü, Mustafa Kemal’i savunanlardan birisi Sabahattin Eyüboğlu. Fakat o 27 Mayıs’tan sonra üniversiteden uzaklaştırılan 147’lerin içerisinde, ilk üniversiteden atılan öğretim üyelerinin içerisinde Sabahattin Eyüboğlu da var, onu hiç unutmuyorlar, çünkü o, raporlara, dosyalara girmiş bir kere
Sayfa:
Sabahattin Eyüboğlu’nun on yıllar içinde kaleme aldığı denemelere bir bütün olarak bakıldığında paradoksal denebilecek durumlarla karşılaşılır. Sözgelimi bir yandan (1930’larda) Yahya Kemal’in klasiğe olan ilgisine hayranlıkla yaklaşırken öte yandan (1940’larda) Orhan Veli’nin yıkıcı-kurucu yeniliğini övgüyle karşılar. 1930’larda saf şiire yakın duran Eyüboğlu bu zevkinden tamamen vazgeçmemekle beraber 1940’larda şiir zevkinin kapılarını Orhan Veli şiirine de açar, yeni şiirde en çok da yeni hayatla ilişkiye ve biçemdeki aydınlık tutuma alkış tutar.
Sayfa:
Sabahattin Eyüboğlu, halk türküleriyle Batı müziğinin kaynaşabileceğini hem Bartok gibi memleketimizde incelemeler yapmış Batılı ustaların uyarlamalarından hem de kendi bestecilerimizin verdikleri örneklerden yola çıkarak anlatır. Batı müziğiyle uzlaşamayan tek sesli ve sadece aşk konulu alaturka müziğe karşı çok sesli halk türkülerimizin insanı her yönüyle derin ve sıcak bir şekilde anlattığını ifade eder.
Sayfa:
Ben aile içindeki en büyük acıların Sabahattin Eyüboğlu yüzünden yaşandığını gördüm evde. Bunlardan ilki Sabahattin Eyüboğlu’nun Maltepe’ye götürüldüğü zamanki acı. Dedemi ben hiç böyle görmemiştim, çok şaşkındı, çok üzgündü, ne yapacağını şaşırmıştı ki talebelerinden duyduğum Bedri Rahmi ile o anki Bedri Rahmi’yi kıyasladığımda hiç oturtamıyorum.
Sayfa:
“Bakış Açısı” okurlarına söz konusu mektuplardan çıkardığım özel bir sözlüğü, “Mektupların Kendi-Sözlüğü”nü sunmak istiyorum: Sabri Esat gibi Fransızca söylersek, mektuplara özgü bir “Autodictionnaire Sabri Esat” bu. Sabri Esat’ın daha çok dönemin yazarlarına, kendi şiirlerine ve yakın arkadaşlarının yapıtlarına yönelik eleştirel gözlemlerini belirgin kılmaya çalıştım.
Sayfa:
Sayfa:
“Sade bir semtini sevmek bile bir ömre değer” diyen Yahya Kemal ile “Boğaziçi’nde doğarak ve büyüyerek onun hususi şivesini ruhiyle duymuş olmayı hayat için bir talih biliyorum,” diyen Abdülhak Şinasi Hisar. İstanbul’un ve Boğaziçi medeniyetinin iki müstesna adı. Ortak tutkuları ve sevdaları İstanbul olmuş, öte yandan yaşamöyküleri de pek çok yakınlık ve benzerlikler taşıyor.
Sayfa:
Sayfa:
Tasarlayarak çalışan, kitabını kuran; bir imin/imgenin, duygu/düşüncenin ardına takılarak konuyu/kitabı kendi akışına bırakan… Ama bir üçüncü yol da var benim için, ki en sıkıcısı da budur, yazdıklarını toparlayıp bir kitaba dönüştürmek. Zaman zaman kaçınılmaz olsa da; ben, hep bu “üçyol”un (üç tarz-ı siyaset gibi) yolcusu oldum yazıda yaşarken.
Sayfa:
Sayfa:
Dergimizin yayına başladığı 1933 yılından bugüne kadar özenle sürdürdüğü ‘edebiyatımıza yeni değerler kazandırma’ çabası, 81. yılımızda da edebiyatseverleri yeni imzalarla buluşturuyor. Bu yıl şiir dalında Miray Çakıroğlu, öykü dalında ise Nurullah Kuzu ödüle değer görüldü. Yaşar Nabi Nayır Gençlik Ödülleri’ne katılım, her yıl olduğu gibi yine yoğundu. Şiir dalında ön elemeden geçirilerek seçici kurula sunulan dosyalar Onurcan Çakır, Emre Polat, Arif Erguvan, M. Akif Gündoğdu, Miray Çakıroğlu, Müslim Çizmeci, Mehmet Karaca, Deniz Özturan, Neşe Umut, Özkan Dursun imzalarını taşıyordu. Gülseli İnal, Sinâ Akyol, Abdülkadir Budak, Metin Cengiz ve Enver Ercan’dan oluşan şiir seçici kurulu yaptığı değerlendirme sonucu, ödülü oybirliğiyle Miray Çakıroğlu’nun “Taşların Sesi Kesildi” adlı dosyasına verirken; Özkan Dursun, Onurcan Çakır, Müslüm Çizmeci ve Mehmet Karaca’nın dosyalarını ‘dikkate değer’ buldu. Öykü dalında ön elemeyi geçenler M. Kaan Bakkalbaşı, Nurullah Kuzu, Demet Çaltepe, Zeynep Çağla Şimşek, Bilal Akar, Melike Belkıs Aydın, İbrahim Resnelli, Atiye Gülfer Kaymak, Arda İnal, Uğur Yetkin, Güney Güneri’nin dosyalarıydı. Nursel Duruel, Feyza Hepçilingirler, Hatice Meryem, Mehmet Zaman Saçlıoğlu ve Feridun Andaç’tan oluşan öykü seçici kurulu, ödülü Nurullah Kuzu’nun “Kırkyama” adlı dosyasına verirken; Melike Belkıs Aydın, Demet Çaltepe ve Uğur Yetkin’nin dosyalarını ‘dikkate değer’ buldu.
Sayfa:
Sayfa:
Sayfa:
Sayfa:
Sayfa:
Sayfa:
Sayfa:
Sayfa:
Sayfa:
Sayfa:
Sayfa:
Sayfa:
Erdoğan Alkan, destansı şiirde yeni bir eşik koyar önümüze: geniş bir coğrafyanın, farklı milletlerin hüznünden mayalanmış çoğulcu (direnenlerin destanı) bir bakışla yapar bunu. Başta Amerika olmak üzere, Batılı emperyalist ülkelerin Ortadoğu topraklarına karşı giriştikleri yer altı ve üstü savaşlarına karşı geniş cepheli bir itiraz.
Sayfa:
En verimli çağında, 2 Haziran 1970 tarihinde elli altı yaşında yaşamdan ayrılan Orhan Kemal’in cenazesi, yurda getirilmek üzere Yazar Necati Cumalı ve yayıncısı Oğuz Akkan tarafından alınarak, Sofya’dan yola çıkarıldı. Edirne’den Babaeski’ye ulaşan cenaze arabasının önü kesilmişti. Kafile şaşkındı. Cenaze arabasını durduran kişinin elinde bir demet çiçek, üzerindeyse şu kısacık cümle yazılıydı: “Biz işçiler, hatıran önünde saygıyla eğiliriz.”
Sayfa:
Yüzümüzü Batı’ya döndüğümüz için, bizi arkadan değil de önden hançerleyenlerin (!) diline, Fransızcaya, İngilizceye kucak açtık. Arapça-Farsça düşmanlığı o raddeye geldi ki, Doğu’ya kapattığımız sınırların kapılarını Batı’ya sonuna kadar açtık.
Sayfa:
Bizdeki bazı yazınsal-dilbilimsel terimlerin anlam ve kapsamlarının Tanzimat’tan bu yana tartışıldığını, bazılarının anlam değişmelerine ve genişlemelerine uğradığını biliyoruz. Batı kaynaklı terimler ile bizdeki terimler arasında da anlamca örtüşme sorunları çıkmıştır, çıkacaktır da. Tüm bunlar tartışılırken, dilin uzlaşımsallık temelli işleyişi, dil göstergelerinin artsüremlilik sürecinde anlamca değişebilirliği dikkatten kaçırılıyor.
Sayfa:
Sayfa:
Sayfa:
Sayfa:
“Eski Bir Fotoğraftan Yola Çıkarak”ın yazarı Ülkü Yalım Günay uzun yıllardır resim yapıyor. Boya ile kurduğu ilişkinin bir benzerini belli ki öykülerinde cümlelerle yaşıyor.
Sayfa:
Sayfa:
Sayfa:
Algı, anlamlandırmadan yorumlamaya geçerken imgesel süreç başlar. Burada algılayan özne yaşamsal gerçeklikteki algılanan nesneler ile hayal gücü arasında anlamsız ya da mantıksız bağlantılarla imgesel bir tasarım oluşturur. Zihinde oluşan bu tasarımın gerçeklikte bir karşılığı bulunmaz.
Sayfa:
Ankara otogarından Elbistan’a gidecek otobüsümüz hareket edince şehirden çıkar çıkmaz bize bozkırların eşlik edeceğini düşünüyordum, ama kentin yoksul evleri de geride kalınca yolumuz yeşil vadilere daldı.
Sayfa:
Sayfa:
Sayfa:
Sayfa:
Kuşağının güçlü sesi Şeref Bilsel’in şiir serüveni tam da hak ettiği gibi Altın Portakal Şiir Ödülü’ne layık görüldü ve Yitik Ülke Yayınları da onun şiirdeki bu seyr-ü seferini tek bir kitap altında topladı. “Sürgündeki Rüzgâr” ismiyle hazırlanan kitapta şair ilkgençlik yıllarından –1990’ların başından– bu yana yakasına yapışan şiirlerini bir araya getirdi.
Sayfa:
Mehmet Zaman Saçlıoğlu, 1955 Bursa doğumlu olup öykü, şiir ve söyleşi türündeki yapıtlarıyla tanınıyor. “General Uçtu” adlı bu ilk romanında, Köy Enstitülü bir öğretmenin ve ailesinin 12 Eylül 1980 Darbesi sonrasında çektiği acıları yansıtıyor.
Sayfa:
Tercüman, Süreyyya Evren’in yaklaşık bir yıl içinde yayımladığı üçüncü romanı. Üçü arasında belirli paralellikler ilk elde göze çarpıyor. “Hiç Kimseyi İlgilendirmeyen Kişisel Bir Felaket”te gördüğümüz kentli birey kaygıları “Başbakan’ın Krallığı”nda açıktan politik bir havaya bürünüyor. “Tercüman”da da politik eleştirinin farklı düzeylerde devam ettiğini görüyoruz.
Sayfa:
“Sol Omzuna Güneşi Asmadan Gelme”nin bir kendini arama/bulma (kısa) romanı olduğu doğrudur.
Sayfa:
‘Varoluş analizi’ teorisiyle psikiyatri alanının önde gelen bilim insanlarında olan Frankl’ın eserinden öğreneceğimiz çok şey var.
Sayfa:
Gerçekten yaşanmış iki olaydan, iki gazete haberinden yola çıkarak yazdım bu romanı. Tam da şiddet üzerine bir şeyler söylemek istediğim bir anda düşüverdiler önüme.
Sayfa:
Sevgili Adnan, merhaba! Yeni kitabının Avare Çalı olacağını söylemiştin de gideceğini ima etmemiştin. Gidişine de, bu hayata da itirazım var.
Sayfa:
Aslında romanda sadece bir oryantalist var, o da gemideki yaşlı ressam. Osmanlı’ya ve İstanbul’a oryantalist olarak bakan bir tek o var. Diğerleriyse, oryantalistleri okumuş, oryantalistlerin farkında olan ama bu kayıp gidecek olan kültürü kayıt altına almak isteyen daha modern tipler.
Sayfa:
Şiirin sahih biçimi lirizmle kurduğu ünsiyetle açıklanagelmiştir. Epik, popülist, deneysel, görsel vb. gibi sıfatların giydirildiği metinlerle meselenin bir “problematik” gibi sürekli irdelendiğini ve etrafında fırtınalar koparıldığını gözlemliyoruz.
Sayfa:
Cihan Oğuz kim? Şiirler ve şairler arasında cebelleşen biri mi? Yazdığı şiirler yetmemiş, şiirimin neresindeyim, neresindeyiz şiirin demiş, büyük bir hesaplaşmayla kendini baş başa bırakmak yerine, bu hesaplaşmayı bir iç döküş, bir yüzleşme olarak bizimle paylaşmayı yeğlemiş biri.
Sayfa:
Filiz Elasu’nun ilk romanı Oyun, çok katmanlı yapısıyla toplumumuzdaki sosyal, siyasal, ekonomik yapıya eleştiriler yöneltirken, felsefi okumalara da açık. Üstelik tüm bu eleştirel ve felsefi yaklaşım kurgunun içine çok güzel serpiştirilmiş.
Sayfa:
Bildiğiniz gibi taklitten çok farklı bir şeydir doğurganlık. Nasıl ki çocuk ebeveynin kopyası değilse sonra gelen de öncüllerinin kopyası değildir, belki onu aşmak için çaba gösteren bir versiyonu olabilir, diye düşünüyorum.
Sayfa:
Murathan Mungan yeni bir şiir kitabı arifesinde birkaç dergide birden yayımlıyor son dönem şiirlerini. Bizi kitaba hazırlıyor: “otların sayfasını çeviren rüzgârıı/suyunu sayıklayan ırmağı/ topraktan yapılma şiiri öpen yaprağı kıymete kardeş bildin”. Murathan Mungan’ın yeni şiirlerinde “gurbeti bilmeyen bulutlar”ı gördüm, okudum. (Varlık, Mayıs 2014) “gerçeği güne ağır gelen metafor”ların “sarp bilgi”sini düşündüm.
Sayfa:
TEMMUZ 2014 - KİTAP EKİ
Anasayfa   |   Tarihçe   |   Varlık Dergisi   |   Kitaplar   |   İletişim
Copyright © 2017 VARLIK YAYINLARI