Varlık Yayınevi
     
 
 
   
Anasayfa Tarihçe Varlık Dergisi Kitaplar İletişim Yardım
Kullanıcı Girişi  (Üye Ol - Şifremi Unuttum)
Yaşar Nabi Nayır
Varlık Ne İçin Çıkıyor
Varlık İçin Ne Dediler
Künye
Varlık'ta Bu ay
Varlık Dergisi İçeriği (son 14 yıl)
Abonelik
Yaşar Nabi Nayır Ödülleri
Varlık Dergisi 'eurozine' üyesidir

HAZİRAN 2014

Sayfa:
Sayfa:
Türkiye Afganistan olmazsa, Gezi gibi bir aşağıdan hareket yaratmayı sonunda başarabilmenin ödülünü alacak ve daha ne yaşadığının neden yaşadığının farkında bir topluma dönüşecek gibi görünüyor.
Sayfa:
İşgal hareketinin yarattığı yeni uzamsal örgütlenmede önemli olan, bir başka dünyanın mümkün olduğunu ortaya koymaktır.
Sayfa:
İçinde bulunduğumuz somut aşamada, yerel hareketler yereli aşan ağlara bağlı kendi kendine örgütlenmiş ortak girişimler sunuyor, rizomatik dağılım ve artı değer oluşturabiliyorlar. Öte yandan, çeşitli şehirlerdeki “işgal”, şimdiden mevcut toplu direniş pratiklerini bir araya getiren bir alanı –farklılıklardan oluşan ortak bir alanı– devreye sokuyor
Sayfa:
Kimi yayın organlarında çıkan kitap değerlendirmelerinde ya da bazı yazı derlemelerinde genellikle çeviri yapıtlardan bol bol alıntılar yapılır, bu alıntılara dayanılarak görüşler geliştirilir, ama nedense yabancı yazarların Türkçedeki “söylem ortağı” sayılan çevirmenlerden söz edilmez, onların adları belirtilmeden geçilir.
Sayfa:
Sayfa:
Nesnelerle ilişkim, verili gerçekliğe itirazımı dile getirmek için, beni kuşatan gerçekliği, bir şair olarak estetize etme çabasından başka bir şey değildir.
Sayfa:
Enver Ercan’ın şiiri epik ya da lirik olarak adlandırılabilecek bir şiir olmaktan çok, ironik bir şiirdir.
Sayfa:
Sayfa:
Kitapta ‘yara’, bir insanlık durumu olarak çıkmaktadır karşımıza. ‘Yara’ imgesinin diğer imgelere nispeti, klasik romanda ‘tip’in diğer karakterlere nispeti gibidir. Haddizatında Hilmi Yavuz’un diğer kitaplarında da bu ilişki ve oranlamayı gözlemek ve izlemek mümkündür.
Sayfa:
Söz sanatlarının sınıflandırılma biçimi ve hangilerinin mecaz (trope) kapsamında yer alması gerektiği tartışma konusu yapılmış olsa da, belagatte ve retorikte, “mecaz” için “benzerlik ya da yakınlık, komşuluk vb. ilgisi”, “istiare” için ise “benzerlik ilgisi” sözleri ana öge olarak geçirilir tanımlarda.
Sayfa:
Sayfa:
Türkün Ateşle İmtihanı (her ne kadar otosansüre uğramış olsa da) Halide Edib Adıvar’ın genel olarak tüm insanlara, özellikle de kadınlara nasıl yaklaştığının açık izleriyle dolu bir eserdir.
Sayfa:
Sayfa:
Toplumun eğitilmesinde çocuğun ve kadının eğitilmesi, Halide Edib’in romanlarında temel meselelerden biri olarak ele alınmıştır.
Sayfa:
Cortazar’ın öykü kişileri zamanın ve evrenin sırrıyla hayatın akışı içinde karşılaşırlar. Bir tür delilik hali, bir trans durumu, mantık dizgesini zorlayan bir mucize ve bu mucize halinin tanıkları ve kahramanlarıdır onlar.
Sayfa:
Sayfa:
Bir Kış Gecesi Eğer Bir Yolcu, doğrudan okura hitapla “sen” diye başlamaktadır. Bu “sen” hem metnin içindeki Okur’dur hem de metni okuyan okurdur. Aynı kurguda iki ayrı okurun sık sık buluşması hayli ilginçtir. Belirttiğimiz gibi, ilk roman kurgusunun başlangıç sahnesi bir istasyondur. Bu sahne, roman türünün ilk örneklerinden bu yana görülen “yolculuk” formatına işaret eder.
Sayfa:
Sayfa:
Murat Gülsoy edebiyatımızda çokça kullanılmış bir temayı ele alır gibi görünüyor ama, gerek melez kimlikli Fuat’ın yaşadığı kültür çatışmasında gerek oryantalizm konusuna İstanbul bağlamında getirdiği yorumla özgün ve güçlü bir roman çıkarmış ortaya.
Sayfa:
Sayfa:
Sayfa:
7, kutsala inanmamaya odaklanarak kurmacaya inandıran bir roman; inancı kutsal olandan kurmacaya kaydırmak isteyen içerik ve yapısıyla yirmi yıldır türk edebiyatı içindeki eşsiz konumunu koruyor.
Sayfa:
Olumsuzluklara ve kötü gelişmelere en kötülerinden biri daha eklendi: Soma faciası.
Sayfa:
Sayfa:
Düzyazı şiir türünün Türk edebiyatındaki ilk temsilcisi Halit Ziya Uşaklıgil’dir. Tercüman-ı Hakikat gazetesinde yayımlanan “Aşkımın Mezarı” düzyazı şiir idi ve mensur şiirler olarak Türkçeye aktarıldı.
Sayfa:
Sayfa:
Sosyal medyayı kullanan diğer genç şair adaylarını da izliyorum: Kimseyi beğenmeme, kimseyi izlememe üzerine kurdukları ‘özgün’ dünyalarında gün geliyor ürettiklerini paylaşma ihtiyacı duymaya başlıyorlar. O zaman beğenmedikleri, izlemedikleri insanlara yakınlaşıp yazdıklarını okutma gayretine giriyorlar. İnternette kimi yakalarlarsa ürünlerini okutmaya çalışıyorlar. Basılı dergi, editör, yayınevleri gibi temel yapılar onları ilgilendirmiyor; sabırsızlar. Eleştirdikleri popçular benzeri bir günde meşhur olma eğilimi taşıyorlar sanki.
Sayfa:
Evet, biliyorum... Cesaret istiyor... Ama öykü yazmak için elinize aldığınız kalem de sizden bu cesareti bekliyor. Kendinizi içerden yazmaya cesaretiniz yoksa başkalarının hayatını nasıl yazacaksınız?..
Sayfa:
Sayfa:
Sayfa:
Sayfa:
Sayfa:
Sayfa:
Sayfa:
Bedia Akarsu 27 Mayıs’ı, o döneme tanıklık edebilmiş çoğu kişi gibi daha nesnel izleyip darbe olarak değil bir devrim olarak adlandırıyor. Bu devrimi sanki adım adım hazırlayan dönemin başbakanı Adnan Menderes yönetiminin zorbalıklarını, öğrenci ayaklanmalarını, üniversite çevresinin bir bütün olarak kenetlenişini ve rektör Sıddık Sami’nin zorbalığa başkaldırışını ikinci elden değil doğrudan yaşamış biri olarak anlatıyor bize.
Sayfa:
Aşk etrafı sarılmak, tutulmak, bir şeyin içinde, tuzakta gibi kalmak demek esas kelime anlamıyla. Ben yazıyla böyle bir hal yaşıyorum sanırım.
Sayfa:
Düşünsel ve yazınsal yaratıcılık, tarihin hiçbir döneminde, hiçbir ülkede kendisini rahat hissetmemiştir.
Sayfa:
Daniel Alarcón, Geceleri Daireler Çizerek Yürürüz’de, ülkesi Peru’nun tarihinden ve toplumundan bir kesiti romanlaştırmış. Bir tiyatro kumpanyasının iki eski üyesine katılan genç bir oyuncuyla geçmişi yeniden canlandıran kahramanların, hem birbirini tanıma hem de geçmiş hesapları açma yolculuğunu anlatan Alarcón, politika ve macera yüklü bir metin kaleme almış.
Sayfa:
Zekâ, hem kolajlarında hem de şiirlerinde kabuk bağlayan bir yarayı soyuyor. Soyarken tıpkı bir anatomi dersindeymişiz gibi bizi, izleyeni teşrih masasının çevresine davet ediyor, orada topluyor.
Sayfa:
Yazar, ozan Hüseyin Duygu’nun yaşamında 1978 Kuşağı gençliğinin çektikleri vardır. Uzun Bir Yol’da, işkenceye, ölüme direnip yaşamı yeniden filizlendiren dirence, sonsuz sevgi ve saygı duymak insanlığın gereğidir.
Sayfa:
Retoriğe dayalı eğitim ve siyaset anlayışına dair bir eleştiri (Gorgias), şiir-felsefe karşıtlığına dair bir tartışma (İon), neyin dine uygun, dolayısıyla ahlaklı olduğuna insanın nasıl karar verebileceğine dair bir ikilem (Euthypron), bedenin hakikat arayışına engel teşkil etmesi (Phaidon) ve daha nice mesele için sizleri Platon Kitaplığı’na davet ediyorum.
Sayfa:
Lakuna’da ağırlıklı olarak ölüm ve kaybetme; Anekta’da varoluş, neden ve tanrılar; Yine de Âmin’de aşk var, ama bütünüyle bunu söylemek de haksızlık olur, bir yandan da hükmedene karşı daha acımasız bir tavır da mevcut.
Sayfa:
Piraye Şengel’in son romanı Miralay Çıkmazı, bu üç roman peş peşe okunduğunda, yazarın geçirdiği olgunluk ve yaratıcılık deneyimi hakkında da epey ipucu veriyor. Çok iyi bir kurgu ve Gezi Direnişi’ne verdiği selam ile diğer romanlarına göre daha politik diyebiliriz.
Sayfa:
Ortadoğu’nun yalnız şiiri, dili mi paramparça? Mezopotamya’nın o engin, derin, tarihi... kültürü, insanlığı yok artık; toprak oldu, yanıp kül oldu her şey. Acılar ise çaresiz. Ölüm hep kapıda, pencerede, her yerde. Adonis, kutsal toprakların şiirini yazmayı sürdürüyor. Kudüs Konçertosu (YKY 2014) acı yakarışların destanı. Yerle göğün insanlıkla çatışması. meleklerin kirpikleri”ndeki alev. Utanç duvarları “hüzünlerinin sütünü döküyor yer yüzüne”. Ortadoğu “Kuşaklar, maskeler, hendekler, tırmıklar, bombalar, füzeler, çantalar,/ dolaplar, elektronik beyinler,”dir ölüm kusan. Şu biliniyor: “Akdeniz kıyılarına dökülen kan öteden beri, kirli bir tarihtir.” Onun için “Bu yeryüzü tarihinin göksel bir özü vardır, adı Kudüs’tür.”
Sayfa:
Sayfa:
HAZİRAN 2014 - KİTAP EKİ
Anasayfa   |   Tarihçe   |   Varlık Dergisi   |   Kitaplar   |   İletişim
Copyright © 2017 VARLIK YAYINLARI